2001 yılı Ağustos’ unda ilk ‘Alamancı’ lardan 40 sene sonra ben de farklı şartlarda da olsa Almanya’ ya çalışmaya giden Türk’ler kervanına katıldım. Yaklaşık 5 sene Accenture’ un ofisinde Almanya payrolunda çalışırken fiziksel olarak da zamanımın yarısını ülke sınırları içinde yarısını da başka ülkelerde projelerde koşturarak bu deneyimi yaşamıştım. ‘Öteki’ ya da ‘mülteci’ gibi de yorumlayabileceğimiz bir durumda o ülkenin vatandaşı olmadan onların ekonomisine hizmet ederek çalışırken Alman Mark’ı ile ekmeğini kazanırken o ülkeye ne kadar bir süre için geldiğini bilmezken ilk haftalarda deneyimim olumsuzdu.image1

Ev bulup yerleşme, banka hesabı açma, yeni arkadaşlar edinme,… en basit gözüken konular bile zorlu bir sınava dönüşmüştü. Bunun üstüne sinema da unutulan pasaport ile kendimi ‘yabancı büro’ larında kayıt yaptırma ve vize işlerinde sürünürken bulunca büyük bir pişmanlık hissi oturmuştu yüreğime. 2 ayı zar zor devirip OktoberFest başlayınca güzel taraflarını da görmeye başladım. Sonra yoğun projelerle kendimi Frankfurt’ta bulunca o yıllar su gibi akıp geçti. Arkadaşlarımın sayısı artsa da orada yaşamanın koşullarına adapte olsam da kendimi hiç Almanya’ da uzun vadeli yaşayacak gibi görmüyordum. Kıdemli Müdür terfisini alır almaz da bu sebeple NY’a transferimi istedim. Herşey tamamlandıktan sonrayı imza atarken gelen bir son dakika homesick ruh halime iyi gelen TR teklifiyle de kürkçü dükkanıma İstanbul’a grei döndüm 2006 başında.

Temelli dönüşten sonra geçen 10 sene içinde Almanya’ ya çok az ve çok kısa 2 seyahat oldu iş için. İstanbul’daki işler yoğunluğuyla daha uzun kalabilme şansım yoktu. Tatiller için de Almanya hiç kısa listeme giremedi son 7-8 senenin çoluk/çocuk modunda. Bu sebeple bu Eylül ayında 2 defa gittiğim Almanya seyahati bende garip hisler uyandırdı. Öncelikle Almanya’ da bu kadar çok dostum varken bu 10 senelik görüşme arasını pek anlamlandıramadım. Hiç ayrılmasam hayatım şu anda nasıl olurdu konusunu düşünmeden edemedim. Onlarla görüştüğümde sanki hiç ayrılmamışız gibi çok sıcak ve samimi görüşmelerimizle bu seyahatleri daha önce yapmalıymışım dedim. Hem Pierre’ li Köln hem Frankfurt ‘ lu Gloria ziyaretlerimi artık her sene mümkünse oğullarımla yapmaya niyetliyim. Bakalım önümüzdeki 10 sene de mümkün olacak mı?

Cannot get other user media. API shut down by Instagram. Sorry. Display only your media.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *